Pages

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Dachau Toplama Kampı - Münih

Bu posta hangi kelimelerle nasıl başlamalıyım bilemiyorum. Konu, hiçbir kelime ile anlatılamayacak, hangi kelimeleri kullanırsam kullanayım, orayı gezerken neler hissettiğimi anlatamayacak kadar inanılmaz bir konu çünkü.
Konu; Münihte bulunan Dachau Toplama Kampı...




Dachau toplama kampı Nazi Almanyası'nda açılan ilk Nazi toplama kampıymış.
Eski bir mühimmat fabrikası olan alan, sonradan kamp olarak kullanılmaya başlanmış.
22 Mart 1933'te Nasyonal Sosyalist Partisi (Nazi Partisi) ve Alman Milliyetçi Halk Partisi ile koalisyon hükümeti tarafından kurulan ilk düzenli toplama kampı olmuş.


1937'nin başlarında, SS subayları asıl kampın bulunduğu arazi üzerinde esir iş gücünü kullanarak büyük bir kompleks inşasına başlamışlar. Esirler korkunç şartlar altında, eski silah fabrikalarının yıkımıyla başlayan bu inşaat işinde çalışmaya zorlanmışlar. İnşaat 1938'de Ağustos ayının ortalarında tamamlanmış ve kampta 1945'e kadar herhangi bir değişiklik yapılmamış.


Kamp alanında mutfak, çamaşır odası, duş, atölyeler ve esirlerin kaldığı blok (Bunker) gibi ek binalar varmış. Hapishane ve merkez mutfak arasında kalan alan, esirlerin jüri önüne çıkarılmaksızın infaz edilmesi amacıyla kullanılmış. Kampın etrafı elektrikli tel, hendek ve üzerinde 7 tane gözleme kulesi olan bir duvarla çevriliymiş. (ushmm.org)
1942'de esir sayısı o kadar artmış ki, bu alanlara ek olarak bir gaz odası ve bir krematoryum inşaa edilmiş.

Gelin şimdi benim objektifimden Dachau Kampı'nı gezelim. Ben tarifi olmayan duygular esliğinde gezdim oraları. Umarım az da olsa sizleri oralara götürebilir, o havayı solumanızı sağlayabilirim...


Cezalandırılan esirlerin kaldıkları tek hücrelerin dışdan görünümü;


Burası hücrelerin yan yama sıralandığı binanın içi...

















Burası da esirlerin gece kaldıkları, yemek yedikleri, uyudukları barakalardan biri;


Burası da barakanın içi...


Esirlerin yatakları;


Dış kapısında "Banyo" yazan gaz odaları :(


Ve krematoryumlar;





Ve şu anda yıkılmış olan 30 numaralı barakanın anısına bırakılmış bir çiçek...


Kimbilir bu çiçeğin nasıl bir anısı var...Kim için veya kimler için bırakılmış?
Düşünürken bile tüylerim diken diken oluyor.  O halde bütün dualar o çiçekle birlikte gitmesi gereken yere gitsin...




13 yorum:

Chilek dedi ki...

Korkunç, tüyler ürpertici gerçekten:( Yaşananları düşünmek bile istemiyor insan:)

Sevil Aslan dedi ki...

oyyy cok fena canım...insanlara verilen acılar yapılan eziyetler yaşattıkları yerler tüylerimi diken diken yaptı..nasıl bir zalimlik bu..

Gulcin dedi ki...

gecen gun yine o donemlerle ilgili bir film izleyip dusunduk gitmeli gormeli derinden sarsilmali boylece hic unutamamali diye. Tam ustune senin yazin geldi Selin. :(

Yeşim dedi ki...

İçim titredi okurken yazını ve fotoğraflar orada yaşananları anlatırcasına hüzünlü ve isyankar :(

Meyra dedi ki...

insanın aklı almıyor bunca işkenceyi yaptıklarını!
o sarı çiçek nasılda gözü yaşlı gibi duruyo:( kimbilir kimlerin iç acısıyla konulmuş!

nehircce dedi ki...

Buz gibi oldum diyebilirim..

Selin Ergeçer dedi ki...

Chilek, değil mi canım ya, düşüncesi bile kötü...

Sevilcim, gerçekten de çok kötü :(

Gülçincim öyle mi, tesadüfe bak... film hangisiydi,biz de bu aralar böyle bir film izleyelim diye düşünüyorduk, sizin filmi izleyebiliriz :)

Selin Ergeçer dedi ki...

Yeşimcim, inan gezerken de o kadar kötü oluyor ki insan :(

Meyracım, değil mi gerçekten de ne kadar hüzünlü,beni de çok etkiledi görünce...

nehircce, olmamak elde mi tatlıcım, donup kalıyor insan resmen :(

Fatma GÜMÜŞ dedi ki...

Okurken içim acıdı, kim bilir ne acılar ne feryatlar barındırıyor duvarlarında. Hele ki o sarı çiçek, gözyaşlarıyla dolu gibi, nasıl mahsun :(

Gulcin dedi ki...

Selin film o doneme soyle bir dokunuyordu sadece Reader yani sadece o donemi anlatmiyordu ama biz oraya takildik kaldik iste. Donemi anlatan daha iyi filmler vardir ama bence bu tam oyle bir film degildi.

Selin Ergeçer dedi ki...

Fatma GÜMÜŞ, inan ben de gezerken sürekli bunları düşündüm, ne korkunç, ne acı :(

Gülçincim, arşivde ne filmlerimiz var acaba diye bakarken bil bakalım ne bulduk; "the reader"... :) senden duyduktan sonra filme rastlayınca,tesadüfün bu kadarı deyip hemen izledik, çok etkilendim, iyi ki de yazmışsın bana teşekkür ederim :)

cemre dedi ki...

Daha önce Almanya'da ve Prag'daki Nazi kamplarını gezerken aynı senin gibi duygularımı tarif edecek kelime bulamamıştım. şuanki boş hallerinde bu kadar kötü oluyorsam düşün o dönemde yaşananlara şahit olsam..
içler acısı...

Adsız dedi ki...

Dahau Toplama Kampına gittim bende. Gerçekten insanı çok etkileyen bir yer. O insanların neler çektiklerini anlıyor insan.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...