Pages

25 Ocak 2011 Salı

Bir film izledim...

Bir film izledim ve aklım karıştı...
Film güzeldi, sonunu bu şekilde beklemiyordum açıkcası. Passengers filminden bahsedeceğim bu yazımda ama sadece bir öneri postu olmayacağı için sonucu ile ilgili detaylar da bulacaksınız o yüzden eğer izlemediyseniz ve izlemeye niyetiniz varsa bu postu geçiniz :)




Film bir uçak kazası ile başlıyor ve film boyunca, kazadan kurtulanlara yardım etmeye çalışan bir psikolog görüyoruz (Anne Hathaway). Psikolog film boyunca, kazada, havayolunun hatası olduğunu ispatlamaya çalışıyor ama havayolu yetkililerinden biri sandığımız kişi de ısrarla hatanın pilotaj hatası olduğunu söylüyor.
Açıkcası ben film boyunca böyle birşeyin ortaya çıkmasını bekledim yani gerçekten hatanın havayolu şirketinin ihmali olduğunu ve psikologu ortadan kaldırmaya çalışacaklarını düşünürken bir anda ters köşeye yatırdı film beni; filmde gördüğümüz herkes, yardımcı olmaya çalışan psikolog dahil herkes aslında o uçak kazasında ölmüş, hepsi ölüymüş aslında!!! Sürekli ortaya çıkıp da hatanın pilotaj hatası olduğunu söyleyen kişi de aslında o uçağın pilotuymuş....

Evet hepsi ölüymüş hatta psikolog da o uçağın yolcularından biriymiş fakat bunu hatırlamıyor. Filme göre bu durumlarda eskilerden birileri yardıma gelirmiş, kişi huzuru bulabilsin ve öteki tarafa geçebilsin diye...
İşte filmin tüylerimi diken diken eden bir sahnesi,herhalde hiç unutmayacağım; kazazedelerden biri sürekli bir köpek görüyor, köpek bir görünüyor, bir kayboluyor, bir görünüyor, bir kayboluyor derken sonunda öğreniyoruz ki bu köpek aslında o kazazedenin 6 yaşındayken baktığı, beslediği, kendi köpeğiymiş ve O,
6 yaşındayken zaten bu köpekçik ölmüş hatta bahçeye gömmüşler. Ama şimdi bu olaydan ötürü yardım etmeye gelmiş, durumu anlatabilmeye gelmiş...O kazazedenin bunu hatırladığı an gözlerim doldu, acaba Negro da bir zaman sonra karşıma çıkacak mı diye merak ettim, belki de bir yerde bizi bekliyorlar...Bütün sevdiklerimiz...Hiçbir şey yok olmuyor aslında, belki de bir yerde hep varlar, hep devam ediyorlar... Biz bitti sanırken, onlar ayrı bir yerde mutlular...Belki de iç huzuru sağladığımızda yanlarına geçeceğiz...
Filmdeki bütün o kargaşayı, bütün o havayolu şirketinin suçlu olduğunu ortaya çıkartma telaşı aslında bizim hayat dediğimiz şeydir belki de,olamaz mı?...

Evet kafam karışık... Çok karışık... Bu evrende var olmamızın mutlaka bir sebebi var, peki ama ne?
Bunu sorguluyorum çoğu zaman... Neyi öğrenmeye, hangi aşamalardan geçmeye çalışıyoruz?
İç huzuru bulanlar bir şekilde öteki tarafa geçiyor, peki ya bulamayanlar? Bu dünya denilen karmaşada yaşamaya devam ediyorlar...Debelenmeye, çalışmaya, koşuşturmaya devam ediyorlar...Bu yüzden intiharlar aslında günah sayılıyor çünkü kişi o süreci tamamlamadan hayatına son veriyor,aslında hazır değil öteki tarafa geçmeye,daha vakti, daha öğreneceği şeyler var...

Acaba hep bu yüzden mi? Buradan bir an evvel kurtulsunlar diye mi; iyiler çabuk ölür?

9 yorum:

Chilek dedi ki...

Bu filmi izlediğimde henüz öğretilerle yolum keşismemişti ve beni de allak bullak etmişti:)
Evrende varoluş amacımız deneyimlemek ve sınavı başarıyla tamamlamak, aydınlanmak iç huzuru bulabilmek. Evet bu 2012 için bahsedilen herşey de bundan ibaret aslında, 3. boyuta geçmek kendince aydınlanmak... Hepimiz kendi içimizde bir "Tanrıyız" o bir nefesle varoluşa kattı bizi ve farkedip deneyimlemek ve aydınlanmaksa bir seçim. Bence hepsi bu:))

Burcu Çalışkan dedi ki...

dikkat spoiler içerir tarzında bir giriş olmuş onun için okumadım devamanı walla :))

Hande dedi ki...

Canım film seçimlerimiz bu aralar aynı gidiyor. Geçen hafta izlemiştim bu filmi. Ben çok beğendim. Kızn uçakta düşerken ablasına söyledikleri kötü yaptı beni, sonra ablasının kızın evine geldiği notu bulup ağladığı sahne çok etkilemişti. Bu yüzden kimseye kırgın olmayı sevmiyorum bir daha görebileceğimiz meçhul.

Uzun yazdım ama , kaybettiklerimizin bir yerlerde bizi bekliyor olmalarına inanmayı çok isterim. Fazla düşününce içinden çıkamıyorum ben, inandıklarım tahminlerim arasında sıkışıp kalıyorum.

M¥PriNcessS dedi ki...

İzlediğime eminim bu filmi ama okadar cok film izledim ki şuan hatırlayamıyorum bu filmi nedense...unutkanlıkta başladı bu aralar hadi hayırlısı :)))

Selin Ergeçer dedi ki...

Chilekcim, bence de herkes için, olay kendinde bitiyor...sana katılıyorum bu bir süreç ve aslında postta da yazdığım gibi o yüzden intiharlar günah olarak adlandırılmış.Günah da işte bu;evrimi tamamlayamadan son bulmak...aydınlanmaya gelince,çevrene bir bak, o kadar anlamsız, o kadar boş yere heba edilen hayatlar var ki,saman gibi yaşıyor adam ne olduğunu bilmeden,kavgayla gürültüyle,intikamla,hırsla geçiyor bir ömür...Ne yazık,ne boş...Derin mevzular ama çok ilgimi çekiyor benim ;)

Selin Ergeçer dedi ki...

Burcucum,izlemeden okumaman iyi olmuş,izledikten sonra okuman en iyisi :)

Handecim,senin de dediğin gibi filmin bazı sahneleri çok etkileyiciydi.Hani ilk başta hastanede,çocuk kızın ablası olduğunu biliyordu ya, sonra da flashbackle geçmişi gösterdi,uçağın düşme anını yani senin etkilendiğin o anı, ben de orada bir tuhaf oldum;işte dedim bu yüzden adam biliyormuş kızın bir ablası olduğunu...
Sevdiklerimizin beklemesi konusu insanın içini rahatlatıyor sanki biraz,ne biliyim,buna inansak,keşke bilsek ne güzel olurdu değil mi? Ama işte bilemiyoruz,bu kadar kolay olmuyor işler,bazı şeyleri bizim keşfetmemiz lazım,bunu da zamanı geldiğinde öğreneceğiz...bakalım :)

Selin Ergeçer dedi ki...

MYPriNcessS, gerçi şimdi sonunu da biliyorsun,artık izlemek ne kadar zevk verir bilemem ama bir kez daha izlenebilir bence...Hele de şu yağmurlu kış günlerinde ;)

Kiraz Çekirdeği dedi ki...

Dayanamadım okudum fılmın sonunu ve yorumları da ;) ama cok guzelmıs mutlaka ızleyecegım.

Selin Ergeçer dedi ki...

Kiraz Çekirdeği, mutlaka izlemelisin canımcım,beğeneceğine eminim :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...