Pages

8 Şubat 2012 Çarşamba

Kekemelik Nedir?

Biliyorsunuz blogumda zaman zaman "Konuklarım" etiketi altında merak edilen konuların uzmanlarıyla yaptığım röprtajları(:P) yayınlıyorum. Son zamanlarda sizlerden gelen maillerin çoğunda "kekemelik" ile ilgili sorular olunca, daha önce konuk ettiğim konunun uzmanı Serkan Bengisu ile bir kez daha görüşmeye karar verdim çünkü ilk konuk olduğunda konumuz ağırlıklı olarak yutma bozukluğu ile ilgiliydi.
Bugün ise konumuz; Kekemelik...

Selin Ergecer: Kekemelik nedir Serkan?


Serkan Bengisu: Kekemelik bir akış kusurudur. Konuşmanın akışının herhangi bir nedene bağlı olarak kesintiye uğramasıdır. Akışı bozan bu davranışlara kekemelik semptomları denir. Bu semptomlar hecelerin ya da kelimelerin tekrarları, kelimeye başlarken yaşanan zorlanma(blok), seslerin uzatılması gibi şekillerde gözükebilir. Kekemelik şiddeti arttığında, vucüt hareketleri ile ilgili sempomlar da bu duruma eşlik edebilir.


S.E.: Ne şekilde vücut hareketlerinden bahsediyorsun?

S.B: Kekemelik oranı yükseldiği zaman, kişiler bilinç dışı olarak kekemelikle baş etmek için, bazı davranışlar gösterirler. Göz kırpmak, başı sağa sola sallamak, yumruk sıkmak, ayağını yere vurmak gibi farklı davranışlar geliştirebilirler.


S.E: Peki Serkan, kekemelik ne zaman ortaya çıkar? Veya herkesin duyduğu şu hikaye gerçek midir; "aslında hiçbir şeyi yoktu, bir gün çok büyük bir korku yaşadı ve böyle oldu" bu cümle gerçeği ne kadar yansıtıyor?

S.B: Kekemelik gelişimsel bir konuşma problemidir ve çocukluk yaşlarında ortaya çıkar. En çok 2-6 yaş arası bir dönemde kendini gösterir.
Kekemeliğin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Kekemelikle ilgili kuramların hepsinin doğruluk payı olmakla beraber, hiçbiri kekemeliğin nedenini tam olarak açıklayamamaktadır. Bu nedenle kekemeliğin nedeninin sadece bir korku öyküsü ile ilişkilendirilmesi doğru değildir. Eğer böyle olsaydı, her korku yaşayan kişinin kekelemesi ya da kekeleyen herkesin öyküsünde bir korku hikayesi olması gerekirdi. Bu bilgi toplumca doğru bilinen ama aslında yanlış olan bir bilgidir.


S.E: O zaman korkunca kekelemeye başladı denilen çoğu kişinin kekelemesinin nedeninin altında yatan başka şeyler var. Bak bunu öğrendiğimiz iyi oldu.
Peki benim merak ettiğim başka bir konu daha var. O da; bazen çevremizde konuşurken kekeleyen fakat şarkı söylerken kekelemeyen, akışta hiç bozukluk olmadan şarkıyı tamamlayan kişiler görüyoruz. Bu nasıl oluyor?

S.B: Bu olabiliyor çünkü şarkının bir melodisi, bir ritmi var. Melodi ve ritm varken takılmak söz konusu olmuyor. Bu nedenle de şarkı söylerken hiçbir kekeme takılmaz. Ancak konuşmanın ritmi ve melodisi daha farklı. Bu nedenle tedavilerde de konuşmaya bir farklı ritm kazandırmak ve böylelikle akıcılığı sağlamak mümkün olabilmektedir.


S.E: Çocukluk çağında hiçbir kekemelik belirtisi yaşamayan biri, ileriki yaşlarda kekeme olabilir mi?

S.B: Bu durum gelişimsel kekemelikten farklı bir durumdur ve buna "edinilmiş kekemelik" adı verilir. Bu daha ziyade beyni etkileyen bir kaza ya da beyne hasar verecek bir olay veya hastalık sonrasında oluşabilen bir durumdur. Bunu genel olarak toplumda görülen kekemelik olgusundan ayırmak gerekir. Çok nadir de olsa edinilmiş kekemelik, görülebilen bir durumdur.


S.E: Peki, kekemelik toplumda ne kadar yaygın? Yani görülme sıklığı nedir?

S.B: Kekemelik aslında herkesin konuşma gelişiminde yaşadığı bir evredir. Tüm insanlar konuşmayı öğrendikleri dönemde kekemlik semptomlarına benzer akıcısızlık semptomları gösterirler. Biz buna "normal akıcısızlık evresi" deriz. Ancak bazı çocuklarda bu evre daha şiddetli ve daha uzun olmakta, aileleri endişeye sevk etmekte ve bir uzmandan yardım alacak kadar şiddetli olmaktadır. İşte böyle cocukların oranı %4'tür. Ancak bu durum bu şekilde devam etmez. Ve bu çocukların %75-80'i zaman içerisinde bu problemi aşar ve akıcı konuşmaya başlar. Fakat geriye kalan %25'lik dilim yani 4 çocuktan 1'i bu problemi ilerleyen yaşlarda da sürdürür.O nedenle bu problemin toplumda görülme sıklığı %1 olarak söylenebilir.


S.E: Peki kekemelik cinsiyete göre farklılık gösterebilir mi?

S.B: Evet gösterebilir. Erkeklerde kızların en az 3 mislidir. Yaş büyüdükçe bu oran erkeklerin aleyhine artar. (yani yetişkinlerde 5 erkeğe 1 kadın) çünkü kızlar daha spontan bir iyileşme gösterirler.


S.E: İyileşme demişken, kekemeliğin tedavisi ile ilgili sana soracağım ve senin de anlatmak isteyeceğin birçok şey olduğuna eminim. Ancak bu konuyu bir dahaki posta saklayarak, şimdilik sana, bloguma katıldığın ve sorularımı cevapladığın için teşekkür etmek istiyorum :)

S.B: Ne demek memnuniyetle cevapladım ve kekemeliğin tedavisi ile iglili sorularını da zevkle cevaplayacağımdan emin olabilirsin.
 
 
 


Eminim ki kekemeliğin ne olduğu kadar kekemeliğin nasıl tedavi edildiği de ilginizi çekiyordur. Bir dahaki postumda Serkan ile "Kekemeliğin Tedavisi"ni konusacağım...



3 yorum:

Sayın KARACA dedi ki...

Beni yakından ilgilendiren bir konu Selincim. Çünkü erkek kardeşimde bu sorun var. Hemde küçüklüğünden beri. Üzüldüğünde sinirlendiğinde heyecanlandığında aşırı derecede kekelemeye başlıyor. 14 -15 yaşlarındaydı sanırım baya ciddi bir tedavi gördü. bir süre düzeldi. yalnız bu düzelme geçiciymiş. Bildiğim kadarıyla kendi kendine düzelme gibi birşey söz konusu değil. Kekeme olan kişinin düzelmesi demek ömür boyu dikkatli ve bu konuda titizlenmesi demektir. Malesef kardeşim yaşı itibariylede bu konu üzerinde yeterince hassas olamadı ve bir süre sonra yine kekelemeye başladı.
Mesala bir şey konuşurken takıldığında genelde ilk hecede takılıyor ve ben nedemek istediği anlayıp kelimeyi söylediğimde oda birden cümlesini tamamlıyor. Genel anlamda cümlenin ilk hecesinde zorlanıyor. Tabiki bu sosyal yaşantısını bazen olumsuz yönde etkiliyor. Biraz içine kapanık bir genç oldu. Ama yinede allaha şükür kendiyle barışık. Bir sonraki kekemelik tedavisi yazı dizisini merakla bekliyorum :)

Selin Ergeçer dedi ki...

Sayin KARACA, oncelikle postumun ilgini cekmesine cok sevindim. Kardesinden dolayi eminim ki bu konuya Zaten asinasindir,umarim bu postla birlikte konu kafanda biraz daha sekillenmistir. Serkan Bengisu gercekten de bu konuda cok yetkin bir isimdir. Kekemeligin Tedavisi postu da isine yarayabilir...umarim bir faydamiz olur :)

Zeliha Şimşek dedi ki...

Selin Hanım Merhabalar; Yazınızı tesadüfen gördüm.Bayağı olmuş paylaşalı ama güzel bir konu üzerinize değinmişsiniz. Serkan bey'de güzel anlamlı katkısından dolayı sonsuz teşekkürler. Benimde diğer arkadaş gibi, erkek kardeşimde bu problem var 19 yaşında.Küçüklüğünde başka bir arkadaşının böcek dolusu pet şişeyi kafasından aşağı dökmesiyle kardeşimde o günden sonra bunun etkili olduğunu düşünerek konuşma bozukluğu var. Serkan beyden yardım almak isterdim ne yazık ki istanbul da sanırım sitesinden inceledim.Ankara da yönlendirebileceği bir yer varsa gitmek isterdim. Şimdiden Teşekkürler.İyi Günler Dilerim.Sağlıcakla kalın.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...