Pages

16 Eylül 2011 Cuma

Sex And The City ve Arkadaşlıklar :)


Bu diziyi artık ne kadar sevdiğimi hepiniz biliyorsunuzdur...Evet o yıllar geçti ama DVD'den izleyince yine onlara olan aşkım alevlendi ne yapayım :)

Düşündüm de neden ben bu diziyi bu kadar sevdim?
Bir kere tamamen bir kız dizisi...Yani bu ne demek? Tamamen ilişkiler, olaylar, mutluluklar ve hayal kırıklıkları, kadınların bakış açısından anlatılıyor. İzlerken, "ne kadar doğru Allahım yaa" demediğim o kadar az sahne var ki :) Üstelik tüm bunlar NewYork'ta oluyor...İçinde NY olup da sevmeyeceğim tek bir şey bilmiyorum, bu da sanırım benim zaafım ;)

Tabii tüm bunların yanı sıra fonda yatan arkadaşlık var. Beni asıl ve en derinden etkileyen de aslında o. Bu 4ünün arkadaşlığını kıskandım evet yanlış okumadınız; kıskandım :)
Hatta bununla ilgili bir sahne beni o kadar etkiledi ki paylaşmak istiyorum;
Bir bölümde Charlotte bebek sahibi olamayacağını yeni öğrenmiş ve hemen akabinde de yolda Miranda ile karşılaşmıştı. Ağlaya ağlaya Miranda'ya bunu anlattı ve yalnız kalmak istediğini söyledi. İşte o sırada Miranda'nın dediği ve yaptığı şey beni o kadar etkiledi ki unutamıyorum. Yalnız kalmak isteyen Charlotte'a, Miranda şöyle dedi; tamam sen git, ben de arkandan geleceğim..eğer konuşmak istersen veya bir şeye ihtiyacın olursa arkanda olduğumu bil...
Ve Charlotte eve gidene kadar Miranda onun arkasından eve kadar yürüdü. Charlotte hiç geri dönmedi ama Miranda'nın da arkasında olduğunu hep bildi...

Çok etkilendim çok...Böyle arkadaşlıklara kaçımız sahibiz? Kaçımız bu kadar şanslıyız gerçekten?
Evet kendi adıma ben de şanslıyım, güzel arkadaşlarım, dostlarım var, evet başım sıkışşa eminim yanımda olurlar ama yine de herkesin bir hayatı var ve hiçbir zaman bir dizide olduğu kadar iç içe olamayız bunu da biliyorum ama yine de içten içe özeniyorum onlara, o arkadaşlığa ne yalan söyliyim :)

 

7 yorum:

Chilek dedi ki...

Arkamızda olduklarını bilmek gerçekten çok değerli:)

Diziyle ilgili düşüncelerimi zaten biliyorsun yanılıyor muyum?;))

Hande dedi ki...

O sahneyi hatırlıyorum canım, özenmemek ne mümkün. Ben birde dizilerde çat kapı uğrama olayına çok özeniyorum. İstanbul'da arkadaşlarına yakın oturmak şans.

zeynep dedi ki...

Nekadar doğru bir tespit aslında, yazdıklarında çok haklısın Selincim..benim de çok can arkadaşlarım var, hastanede aldıkları tahlil sonuçlarına kadar merak ettiklerim, boynundan öptüklerim( evet yakın arkadaşlarımı boynundan öperim:)) ama insan korkuyor birde onlardan uzak kalmaktan , bişiy olmasından.. hiç eksilmesinler yanımızdan..

Meyra dedi ki...

bazen herşeyden önce geliyor değilmi can dostlarımız,kıymetini bilip gerçekten peşinden gitmek lazım sıkı dostların..şanslıyız en azından arkamızda emin kişiler var canım;)
bu arada header çok cici olmuş,yakışmış:)

Robin Goodfellow dedi ki...

al benden de o kadar, evde bütün bölümleri var, defalarca baştan izledim diziyi. artık böyle diziler olmuyor azizim.

Selin Ergeçer dedi ki...

Chilekcim,bilmez miyim tabii ki biliyorum ;)

Handecim,sorma,yakın otursan bile, İstanbul trafiğinde çat kapı oraya buraya uğrayabilmek bir lüks...

Zeynepcim,kesinlikle haklısın,yanımızdan hiç eksilmesinler,uzaklara gitseler bile,onların mutlu haberleriyle mutlu oluyoruz bir şekilde alışıyoruz...gönül hiç ayrılmamak ister,ama...hayat.

Selin Ergeçer dedi ki...

Meyracım çok haklısın...headerı beğendin mi?çok sevindim,ben de çok sevdim,daha bir ben oldu :))

Robin Goodfellow, evet bende de bütün bölümleri var,evirip çevirip izliyorum işte ;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...